-
Yüzükler
- Yüzükler
- Pırlanta Yüzükler
- Altın Yüzükler
- Tümünü Gör
-
Bagetler
- Bagetler
- Yüzükler
- Pırlanta Bagetler
- Bagetler
- Tümünü Gör
-
Bileklikler
- Bileklikler
- Pırlanta Bileklikler
- Altın Bileklikler
- Tümünü Gör
-
Kolyeler
- Kolyeler
- Pırlanta Kolyeler
- Altın Kolyeler
- Tümünü Gör
- Küpeler
-
Koleksiyonlar
- Koleksiyonlar
- Mist Pırlanta
- Bars
- Mersi
- Tümünü Gör
- Kendin Birleştir
-
Charmlar
- Charmlar
- Altın Charmlar
- Pırlanta Charmlar
- Tümünü Gör
- Tragus
-
Zincirler
- Zincirler
- Kadın Zincirleri
- Erkek Zincirleri
- Tümünü Gör
- Alyanslar
- Çocuk
- Pırlanta Yüzükler
-
Altın Yüzükler
- Altın Yüzükler
- Kadın Saatleri
- Erkek Saatleri
- Tümünü Gör
- Giriş Kaydol
-
tr ₺
Türkçe
English
6698 sayılı KVKK kapsamında, web sitemizde zorunlu ve isteğe bağlı çerezler kullanılmaktadır.
Çerez tercihlerinizi yönetebilirsiniz.
Pırlanta,elmasın özel tekniklerle kesilip şekillendirilmiş halidir.Yani elmas pırlantanın ham halidir.
Elmas, yerin 150–200 kilometre derinliğinde milyarlarca yıl boyunca yüksek basınç ve sıcaklık altında oluşmaktadır.
Doğru kesim,simetriyle işlendiğinde ışığı güçlü bir parlaklık yansıtır.Elmasın 57 faset oluşturacak şekilde kesilmesi ile pırlanta oluşur.
Doğanın uzun oluşum süreci ile usta ellerin işçiliği ile bir araya gelir.
Her pırlanta kendine özgü yapısıyla eşsiz bir değer taşır.Pırlantalar çıplak göz ile bakıldığında aynı görünsede hiç bir pırlanta bir diğerinin aynısı değildir.
Pırlanta, ilk olarak Hindistan’ın zengin maden yataklarında bulunmuştur. İlk dönemlerde pırlantanın manevi gücünden faydalanılırdı. Pırlantanın zamansız hikayesi, oluşumu ve tarihi düşünüldüğünde Orta Çağ’da pırlantanın Avrupa’ya ulaşmaya başladığı görülür. Bu dönemlerde henüz pırlantaların kesim tekniklerinin gelişmediğini belirtmek mümkündür. Rönesans Dönemi ile kesim teknikleri gelişmiş olup pırlanta, soylular arasında statüyü gösteren bir sembol haline gelmiştir.
Pırlantanın modern anlamda evrimi ise 19. yüzyıla rastlar. Tektaş geleneği 19. yüzyılda başlamıştır. 20 ve 21. yüzyıllarda teknolojinin de gelişmesiyle pırlanta kesim ve işleme tekniklerinin de gelişim gösterdiği gözlemlenir. Brilliant cut başta olmak üzere çeşitli pırlanta kesimleri, ışığın eşsiz bir şekilde yansımasını olanaklı hale getirmiştir.
-
Cullinan Elması, 1905 yılında keşfedilmiş olup “dünyanın en büyük elması”dır.
-
Nişan yüzüğünde ilk olarak pırlanta kullanımı 1477 yılında Avusturya Arşidükü Maximilian tarafından gerçekleştirilmiştir.
Pırlanta üç bölümden oluşur. Taç, kemer ve külah.Kemerin üstünde bulunan bölüme "Taç" denir. Taç bölümünde 33 adet faset bulunur. Taç bölümünde bulunan fasetlerin sayısı fazla olduğu için, bu bölümde daha fazla yansıma ve parlaklık gözlemlenir. Bundan dolayı taç bölümü, pırlantanın geneline göre daha beyaz görünür.
"Kemer" bölümü doğal, cilalı ya da fasetli olabilir. Kemer kalınlığı pırlantanın parlaklığını etkiler. Kalın kemerli bir pırlanta daha mat görünür, ince kemerli pırlanta ise mıhlamaya karşı dayanıksızdır. Kemer, pırlantayı sağlam tutan önemli bir bölümdür.
Kemerin altında bulunan bölüme "külah" denir. Külah bölümünde 24 faset bulunur. Külah bölümü pırlantaya giren ışığın dışarı yansımasını sağlar. Külah ne kadar doğru açıyla kesilmiş ise, pırlantaya giren ışık yansıyarak yine taçtan çıkar. Böylece pırlantada optimum parlaklık sağlanmış olur.Kimi zaman külah ucuna da faset atılabilir.Pırlanta dünyanın en sert madenidir.
Çap, pırlantanın kemerinin bir uçtan diğer uca kadar olan ölçüsüdür. Derinlik, pırlantanın tabladan külah ucuna kadar olan yüksekliğidir.